الم
Elif lâm mîm.
Elif, Lâm, Mîm.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
الم
Elif lâm mîm.
Elif, Lâm, Mîm.
ذَٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ ۛ فِيهِ ۛ هُدًى لِلْمُتَّقِينَ
Zâlikel kitâbu lâ raybe fîhi huden lil muttakîn.
İşte Kitap! Onda hiçbir şüphe yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir yol göstericidir.
الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ
Ellezîne yu'minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.
Onlar gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَبِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ
Vellezîne yu'minûne bimâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablike ve bil âhireti hum yûkınûn.
Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
أُولَٰئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ ۖ وَأُولَٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn.
İşte onlar Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.